Zuhr-i Ahir Namazı

Zuhr-i Ahir Namazı
Yazar aGRaSif

Bir yerleşim yerinde birden fazla camide cuma namazı kılınıp kılınmayacağı konusunda İslam alimleri arasında farklı görüşler vardır. Hanefi mezhebinde kabul edilen görüş, bir yerleşim yerinde birden fazla camide kılınan cumanın sahih olmasıdır.

Ancak İmam Ebu Yusuf’a göre cuma namazı bir yerde sadece bir camide, şehrin büyük olması veya ortasından nehir geçmesi halinde ancak iki camide kılınabilirliğidir.

Şafiiler ise ‘ihtiyaç yoksa sadece bir camide kılınabilir’ diyor. Bu imamlara göre, bir yerde birden fazla cuma namazı kılındığı takdirde namaza ilk başlayanların namazı sahih olur, sonraya kalanların namaı sahih olmaz. Hepsinin beraber kılması ve hangisinin ilk önce kıldığının şüpheli olması halinde ise hiçbirinin namazı sahih olmaz. Bu durumda cumanın şartlarından biri kaçırılmış ve cuma namazının caiz olması şüpheli hale gelmiştir.

Bu görüşte olanlar, cumanın sahih olmaması ihtimaline karşı ihtiyaten vaktin farzını kılmak maksadıyla ‘Zuhr-i Ahir’ adıyla dört rekat namaz kılınmasını gerekli görmüşlerdir. Birden fazla camide kılınan cuma namazlarının sahih olduğu ve bu sebeple  Zuhr-i Ahir kılmaya gerek olmadığı görüşünde olanlar; ‘Cuma’dan sonra Zuhr-i Ahir kılmak ihtiyat değildir. Asıl ihtiyat, iki delilden en kuvvetlisi hangisi ise onunla amel etmektir. Bu meselede en kuvvetli delil, birden fazla cuma namazının caiz olmasıdır’ demişlerdir.

Bu durumda cuma namazı caiz olup, öğle namazının yerine geçtiğine göre, o gün ayrıca öğle namazını kılmaya gerek yoktur.

Bu iki görüşten herhangi biri ile amel etmek caizdir. Bu sebeple, cuma namazını kılan bir kimse, cumadan sonra ‘Zuhr-i Ahir = Son Öğle’ niyetiyle dört rekat daha namaz kılmak mecburiyetinde değildir. Çünkü cuma namazı öğle namazının yerine geçtiğinden o gün ayrıca öğle namazı kılınmaz. Bununla beraber ‘Zuhr-i Ahir’ kılmaya bir engel de yoktur. Dileyen dört rekat son öğle ile iki rekat da sünnet kılar.

Kimler Neler Demiş?

1 Yorum - "Zuhr-i Ahir Namazı"

avatar
Sıralama:   En Yeniler | Eskiler | Beğenilenler
ferhat aydın
Ziyaretçi
ferhat aydın
şerîatta görülen ibâdete, sünnete müteallik ayrılıkların az da olsa îzâhı mümkündür. Bunlar içtihâdî mevzûlardır. Hicrî 5. asırdan bu yana yalnız Türkiye’de uygulanan, başka İslam âleminin bilmediği, bilmek de istemedikleri “zuhr-u âhir ” denen, ALLÂH’ın emri, Hazret-i Resûlullâh’ın sünneti ile hiç ilgisi olmayan, Moğol istilâlarının hüküm sürdüğü bir zamanda Konya’da ihdas edilen ek ibâdet usûlü ki, namaz değildir. Hükümet ve devletin olmadığı yerde, ulü’l-emrin icra edilmediği yer -ki, darü’l-harptir- darü’l-harpte ise cuma namazı kılınmaz, diye uyduruk fetva verenler, zamanımıza kadar.. “İslam’da yeri olmayan namaz” demiye hicap ediyorum, çünkü namazın iki kaynağı vardır: 1: Kitap, 2: Sünnet. Başka kaynak aranmaz. Beş vakit… Read more »
wpDiscuz